PROF. DR. AHMET AKMANGöz Sağlığı ve Hastalıkları UzmanıMenü
  1. Türkçe
  2. English
  3. German
  4. French
Hasta YorumlarıYORUMLAR
GLOKOM

Glokomda Yeni Tedavi Yöntemleri

Glokomda Yeni Tedavi Yöntemleri

Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir?

Glokom (Göz Tansiyonu) göz içi basıncının artması veya görme sinirinin bu basınca karşı hassas olması sonucu, görme sinirinde ilerleyici hasar oluşmasıyla karakterize kronik bir göz hastalığıdır. En sık görülen formu, sinsi seyreden ve erken dönemde belirti vermeyen tiptir; bu nedenle hastalık çoğu zaman ileri evrede fark edilir. Tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına hatta körlüğe yol açabilen glokomda amaç, göz içi basıncını kontrol altına alarak görme sinirini korumaktır. Düzenli göz muayenesi, özellikle risk grubundaki kişiler için hayati önem taşır.

Glokomda Yeni Tedavi Yöntemleri

Glokomda yeni tedavi yöntemleri, göz içi basıncını daha etkili ve güvenli şekilde düşürmeyi hedefleyen yenilikçi yaklaşımlara odaklanmaktadır. Özellikle minimal invaziv glokom cerrahileri (MIGS) sayesinde klasik ameliyatlara göre daha düşük riskli ve daha hızlı iyileşme süreci sunan uygulamalar ön plana çıkmıştır. Bunun yanı sıra uzun etkili ilaç implantları, mikro stentler ve lazer teknolojilerindeki gelişmeler tedaviye uyumu artırmakta ve hastaların damla kullanımına olan bağımlılığını azaltmaktadır. Kişiye özel tedavi planlaması ve erken tanı ile birlikte bu modern yöntemler, görme sinirinin korunmasında daha başarılı sonuçlar sağlamaktadır.

Göz Tansiyonunda Damlasız Dönem Başlıyor mu?

Glokom hastalarının belki de hayatımı en çok zorlaştıran şey düzenli kullanmaları gereken damlalardır. Yıllardır damlanın alternatifi genellikle ameliyatlar kabul edilmekte ise de ameliyatların kendi riskleri, maliyetleri ve zorlukları çoğu hastamızı ameliyat öncesi dönemde yıllarca günde 1,2 ve bazen 3 farklı damlayı 4,5 hatta 6 kere damlatmak zorunda bırakıyor.

Bu kadar damla kullanımı hem göz yüzeyinde ve gözüm başka bölümlerinde problemler yaratırken, hastanın hayat kalitesini büyük ölçüde etkiliyor. Ayrıca tedaviye uyumsuzluk dediğimiz, damlaları unutma, damla atlama özellikle glokom gibi kronik hastalıklarda ve hastaların ileri yaşlara ulaştığı hastalık tiplerinde çok daha sık görülüyor.

Bunun sonucunda glokom gibi aslında görme kaybı tedaviyle önlenebilir bir hastalık da hastaların bir kısmı tedavi uyumsuzluğu nedeniyle görmesini kaybederken bir kısmı da tedavilerine uymakta ama ilaçların yarattığı sosyal ve tıbbi problemler nedeniyle hayat kalitelerinde düşüş yaşamaktadırlar.

Son yıllarda glokom tedavisinde birçok yenilik gündeme gelmektedir, bu yeniliklerin büyük bir kısmı da damlasız tedavileri mümkün olup olamayacağı üzerine odaklanmıştır.

Glokom Tedavisinde Paradigma Değişimi: Neden Yeni Yöntemler?

Geleneksel glokom tedavisi onlarca yıl boyunca "önce damla, yetmezse cerrahi" felsefesi üzerine kuruluydu. Ancak modern tıp, damla kullanımının getirdiği yan etkileri (göz kuruluğu, kızarıklık, kirpik dibi iltihabı ve bazen sistemik yan etkiler) ve hastaların ilaç uyumundaki zorlukları göz önünde bulundurarak rotasını değiştirdi. Bugün artık "erken müdahale ve yaşam kalitesini koruma" ön plandadır.

Selektif Lazer Trabeküloplasti (SLT): İlk Basamakta Lazer Devrimi

Dünya genelinde yapılan geniş çaplı araştırmalar (LiGHT çalışması gibi),SLT (Selektif Lazer Trabeküloplasti) yönteminin birçok vakada ilk basamak tedavi olarak damlalardan daha etkili ve konforlu olduğunu kanıtlamıştır. Kliniğimizde uygulanmakta olan güvenli ve çok etkili bir tedavi yöntemidir.

  • Teknoloji: SLT, gözün içindeki sıvının boşaldığı "trabeküler ağ" bölgesine çok kısa süreli, düşük enerjili lazer atışları yapar. Bu işlem "soğuk lazer" kategorisindedir; dokuda yakma, kesme veya kalıcı hasar oluşturmaz.
  • Etki Mekanizması: Lazer, vücudun kendi hücrelerini oradaki tıkanıklığı temizlemesi için uyarır.
  • Avantajı: Yaklaşık 5-10 dakika süren, ağrısız bir ofis işlemidir. Başarılı bir SLT uygulaması, hastayı 3 ila 5 yıl boyunca damla kullanma zorunluluğundan kurtarabilir. Üstelik etkisi azaldığında tekrar uygulanabilir olması büyük bir avantajdır.

MIGS (Minimal İnvaziv Glokom Cerrahisi): Mikro Stentler Çağı

Glokom cerrahisinde klasik ameliyatlar hala en etkili seçim olsa da, günümüzde MIGS, yani minimal invaziv girişimler, gözün anatomisine en az müdahale ile güvenli ve etkili yöntemler olarak yerini almıştır.

  • Mikro Stentler: Bu cihazlar dünyanın en küçük tıbbi implantlarıdır. Katarakt ameliyatı ile aynı seansta, aynı küçük kesiden göz içine yerleştirilebilirler. Hastanın kataraktı alınırken, aynı zamanda göz tansiyonu için kalıcı bir "tahliye yolu" oluşturulur.
  • Kanaloplasti ve Mikro-Kesi Yöntemleri: Gözün kendi doğal kanallarının genişletilmesi esasına dayanan bu yöntemler, yabancı cisim riskini minimize ederken göz içi basıncını doğal yollarla dengeler.

Damlasız İlaç Sistemleri: Unutulan Damlalara Çözüm

Henüz ülkemizde ticari kullanıma girmemiş olsada özellikle ABD ve Avrupa da öne çıkan bir diğer yenilik ise "yavaş salınımlı ilaç sistemleri"dir. Hastanın gözüne altı ayda bir yerleştirilen mikroskobik bir implant, ilacı her gün dozunda ve düzenli olarak salgılar. Bu sayede hastanın "Bugün damlamı damlattım mı?" endişesi tamamen ortadan kalkar. Özellikle yaşlı hastalar veya fiziksel kısıtlılığı olan bireyler için bu sistemler hayat kurtarıcıdır.

Glokomda Doğru Takip: OCT ve Görme Alanının Rolü

Yeni tedaviler ne kadar güçlü olursa olsun, glokom tedavisinin temeli doğru takiptir.

Göz Tomografisi OCT (Optik Koherens Tomografi): Görme sinirindeki hücre kayıplarını, henüz hasta hiçbir görme kaybı hissetmeden tespit etmemizi sağlar. OCT ışıkla çalışır radyasyon yayması söz konusun değildir.

Bilgisayarlı Görme Alanı: Hastanın fonksiyonel görme kapasitesini ölçerek, tedavinin etkinliğini teyit eder.

Klinik tedavi protokolümüzde, bu cihazlarla yapılan "progresyon analizi" sayesinde hastalığın ilerleme hızı matematiksel olarak hesaplanır ve tedavi sadece göz tansiyonu değrelerine değil bu hesaplamalara göre planlanır.

Glokom tedavisi bir cihaz veya ilaç seçimi değil, bir yönetim stratejisidir. 30 yılı aşkın tecrübesiyle Dr. Ahmet Akman, her hastanın göz yapısına, yaşam tarzına ve hastalığının evresine özel "butik" bir tedavi planı oluşturur. Ankara’da glokom alanında sunduğumuz bu modern yaklaşımlar, dünyadaki en son standartlarla eş zamanlıdır.

Sonuç olarak göz tansiyonu, tedavi edilebilen bir hastalıktır. Eğer damlaların yan etkilerinden bıktıysanız, göz tansiyonunuz kontrol altına alınamıyorsa veya sinsi bir görme kaybından endişe ediyorsanız; yeni nesil lazerler ve mikro cerrahi yöntemleri sizin için en güvenli yol haritası olabilir. Görme yetinizi korumak için teknolojinin sunduğu bu yeni imkanları uzman bir gözle değerlendirmek, yarınlarınızı aydınlık tutacaktır. Gözlerinizin ışığı hiç sönmesin.

Güncelleme Tarihi: 01.03.2026
Prof. Dr. Ahmet Akman
Editör
Prof. Dr. Ahmet Akman
Göz Hastalıkları Uzmanı, Katarakt, Glokom ve Ön Segment Cerrahisi
*Bu içerik, 12.11.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler genel sağlık bilgilendirmesi niteliğinde olup yönlendirme veya tedavi önerisi değildir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Tanı ve tedavi amacıyla mutlaka hekime başvurulmalı ve kişisel tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Detaylı bilgi, danışma veya randevu için hemen bizi arayabilirsiniz.

İletişim Bilgileri
Prof. Dr. Ahmet Akman Hakkımdaİletişim İletişim Telefon
Prof. Dr. Ahmet AkmanProf. Dr. Ahmet AkmanGöz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
+90537 395 3088
+90546 616 8483