
Normal basınçlı glokom diğer adı ile düşük basınçlı glokom, göz tansiyonunu toplum ortalaması kabul edilen 21 mmHg üstünde hiç ölçülmediği ancak görme sinir hücrelerinin hasar gördüğü bir glokom türüdür.
Halk arasında "göz tansiyonu" olarak bilinen glokom, genellikle göz içi basıncının yükselmesiyle ilişkilendirilir. Benim yazılarımı okuyanlar ya da Youtube kanalımı takip edenler bilirler ki, aslında göz tansiyonu kaç olursa olsun görme siniri hasar görebilir ya da sağlam kalabilir.
Göz tansiyonu ortalamanın üstünde çıktığında görme siniri hasar görmeyen bireyler vardır, bu duruma oküler hipertansiyon diyoruz. Bir de bunun tam tersi olan durum vardır, yani göz tansiyonu hep normal ölçülüyorken (bu normalin ne olduğu aslında çok müphem bir kavramdır) görme siniri hücreleri aynen gerçek glokomdaki gibi hasarlanır, işte bu tabloya normal basınçlı glokom diyoruz.
Glokomun bu türünde, göziçi basıncı yüksek çıkmaz, ancak optik sinir (görme siniri) hasar görmeye devam eder. Bu durum, görme sinirinin göz tansiyonuna karşı aşırı hassas olmasından veya sinire giden kan akışındaki yetersizlikten kaynaklanır.
Prof. Dr. Ahmet Akman’ın tecrübeleriyle sabit olduğu üzere, bu hastalar genellikle tesadüfi bir muayene yapılana kadar durumun farkında olmazlar. Hatta çoğu zaman normal göz muayenelerinde göz tomografisi (OCT) çekilmediğinden dolayı, muayenelerde bile bu durum gözden kaçar, çünkü çoğu göz muayenesinde göz tomografisi ve görme alanı testleri sadece göz tansiyonu yüksek çıktığında yapılmaktadır.
Bu nedenle Prof. Dr. Ahmet Akman yıllardır göz tomografisinin, hem sarı nokta hem görme siniri için her hastada rutin çekilmesi gerektiğini savunmaktadır ve kliniğindeki her muayenede tüm hastalarda kaç yaşında olursa olsun görme siniri değerlendirmesi yapmaktadır. Bu amaçla göz tomografisi her hastaya muayene ücretinin içinde ekstra ücret talep edilmeden yapılmaktadır.
Normal Basınçlı glokomda risk faktörleri, yüksek basınçlı glokomdan biraz daha farklılık gösterebilir:
Normal basınçlı glokom, "sinsi" bir hastalıktır. Ağrı, kanlanma veya ani görme kaybı yapmaz. Hasar, görme alanının en dış çeperlerinden (periferik görme) başlar. Hasta, merkez görmesi henüz etkilenmediği için tünel görüşüne girene kadar bir sorun olduğunu anlamayabilir. Bu nedenle 40 yaş üstü düzenli göz muayenesi hayati önem taşır.
Hayır, bu hastalığın tanısında sadece göz tansiyonuna bakmak yanıltıcıdır.Bu nokta da özellikle ileri teknoloji yöntemleri tanıda kilit rol oynar:
Göz tomografisi, OCT (Optik Koherens Tomografi): Glokom tanı ve tedavisinin en önemli cihazıdır. Görme sinirinde oluşan hasarlar %1-2 seviyesindeyken gösterilir. Son 15 yılda glokom tanı ve tedavisinde çığır açmıştır.
Bilgisayarlı Görme Alanı: Bilindiği gibi glokom merkezi, yani baktığımız yerdeki görmeyi erken dönemde bozmayan, görme alanı dediğimiz, çevresel yani baktığımız yerin etrafında gördüğümüz alanları bozarak başlayan bir hastalıktır. İki gözle bakan bir insanda bir gözün göremediği alanları, diğer göz gördüğü için hastaların bu kayıpları fark etmesi neredeyse imkansızdır. Bilgisayarlı görme alanı testi, görme sinirinin içindeki 1.000.000 lifin nasıl çalıştığını bize özetler ve hastanın göremediği "kör - ölü noktaları" tespit eder.
Pakimetri (Kornea Kalınlığı): Korneası ince olan kişilerde göz tansiyonu olduğundan daha düşük ölçülebilir; bu ölçüm yanılgıyı önler.
Beyin ve Orbita MR: Nadiren de olsa bazı beyin ve görme siniri tümörleri, nörolojik hastalıklar, beyindeki damar tıkanıklıkları ve enfarktüsler, normal basınçlı glokom mu taklit edebilirler. Yıllar içindeki tecrübemiz özellikle tek gözde normal basınçlı glokom tanısı konulmadan önce muhakkak beynin araştırılması gerektiği yönündedir Maalesef kliniğimizde bu şekilde iyi yada kötü huylu beyin tümörü tanısı koyduğumuz birçok hastamız olmuştur.
24 Saat Kan Basıncı Monitörizasyonu: Yukarıda bahsedildiği gibi düşük kan basıncı normal basınçlı glokomun en sık sebebidir. Halk arasında Holter olarak bilinse de, bu cihaz kalp ritmini değil, 24 saat boyunca ve özellikle uykudaki kol tansiyonunu ölçerek bizde 24 saatlik kan basıncı profilini çıkartır. Yine klinik deneyimimiz de hiçbir şikayetim yok diyen hastalarda gece uykuda kol tansiyonunun büyük 7 küçük 4 e kadar düştüğünü gözlemledik.
Endokrin Muayene: Yine bazı hastalarımız da normal basınca glokom tanısına tiroid şeker ve bazı başka endokrin hastalıkların sebep olduğunu izlediğimizden bu hastalara en azından temel hormonal testlerin yapılmasını istiyoruz.
Normal Basınçlı glokomda temel amaç, göz içi basıncını "normal" seviyelerden daha da aşağıya (hedef basınç) çekerek sinir hasarını durdurmaktır. Bu noktada tedaviyi ikiye bölebilirsiniz birincisi göze yapacağımız tedavilerdir.
İlaç Tedavisi: Göz damlaları en yaygın yöntemdir. Hem tansiyonu düşürmeyi hem de kan akışını düzenlemeyi hedefler. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir. Bazı göz tansiyonu ilaçlarının kol tansiyonu düşürdüğü bu nedenle göze giden kan akımını azalttıkları dır. Normal basınçlı glokom hastalarında bu sebeple kullanılacak ilaçlar yüksek basınçlı glokom hastalarından farklılık gösterir.
Lazer Tedavisi (SLT): İlaç kullanmakta zorlanan veya yetersiz kalan hastalarda etkili bir alternatiftir.
Cerrahi Müdahale: İlaç ve lazerle kontrol altına alınamayan vakalarda, ameliyat yapılması genellikle tercih ettiğimiz son çaredir. Ancak ilaç ve lazer tedavisine rağmen ilerlemesi devam eden normal basınçlı glokom hastalarında ameliyat belki de görmeyi kurtarabilecek tek yöntemdir.
İkinci olarak normal basınçlı glokoma sebep olan sistemi hastalıklara yönelik tedavi planlanır.
Tuz tedavisi: Eğer hastada kol tansiyonu düşüklüğü varsa ve özellikle gece daha da düşüyorsa kardiyoloji ve nefroloji doktoruna danışılarak tuz alımı arttırılır. Unutulmaması gereken modern toplumlarda tuzun kötülenmesi sonucu birçok insan tuzsuz beslenmeye çalışmaktadır.
Tuz vücudumuzun yaşamı için temel taşlardan biridir. Az tuz alımında düşük kol tansiyonu sonucu göze ve beyne kan gitmemesi sonucu hem normal basınçlı glokom oluşmakta hem de beyinde hasarlar oluşmaktadır. Bu nedenle düşük kol basıncı olan hastalarda 24 saatlik kan basıncına bakılarak, günün belli saatlerinde tuzlu ayran tuzlu krakerler ve hatta tuz tabletleri önerilebilir.
Düşük Sistemik Tansiyon Tedavisi: Eğer hasta hipertansiyon hastasıyım olsa ama aldığı ilaçlarla kol tansiyonu çok düşüyorsa o zaman kalp ya da böbrek doktoruyla görüşülerek koltan suyunun biraz yükseltilmesi amacıyla hipertansiyon ilaçları azaltılmalıdır.
Glokom, ömür boyu süren bir yolculuktur. Tanı ve takipte öncesi ve sonrası karşılaştırmalar glokom tedavisinin temelidir. Bu nedenle glokom hastalıkları aynı klinikte aynı cihazlarla takip edilmeli cihazların içindeki ilerleme programları devreye alınarak hastanın kötüleşip kötüleşmediği anlaşılmalıdır. Normal Basınçlı glokomda ise takip çok daha hassas yapılmalıdır. Tedavi planı kişiye özel oluşturulmalı, hastanın kan basıncı grafiği ve genel sağlık durumu (diyabet, uyku apnesi vb.) mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Sonuç olarak; Göz tansiyonunuzun 18 veya 20 çıkması, glokom olmadığınız anlamına gelmez. Eğer risk grubundaysanız veya aile geçmişiniz varsa, profesyonel bir değerlendirme için geç kalmayın. Unutmayın, glokom nedeniyle kaybedilen görme geri döndürülemez; ancak erken teşhisle mevcut görme korunabilir.
Detaylı bilgi, danışma veya randevu için hemen bizi arayabilirsiniz.
İletişim Bilgileri